25/06/2026 | Yazar: Kaos GL

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklama ile Onur Ayı’nı selamladı.

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Onur Ayı açıklaması: “Tehdit olan; ayrımcılığın ve nefretin normalleştirilmesidir” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, sosyal medya hesaplarından Onur Ayı için açıklama yayınladı; “Feminizm ve LGBTİ+ hareketi; insan onurunun, hakların ve özgürlüklerin herkes için korunmasını amaçlar. Tehdit olan eşitlik değildir. Tehdit olan; eşitsizliğin, ayrımcılığın ve nefretin normalleştirilmesidir. Çünkü eşitlik yoksa adalet de yoktur. LGBTİ+’lar vardır. LGBTİ+ kadınlar vardır. Onur Ayı kutlu olsun” dedi.

Feminizm ve LGBTİ+ hareketinin, kadınların ve LGBTİ+’ların hukuk önünde eşit haklara, fırsatlara ve ayrımcılığa karşı korunma güvencesine sahip olması gerektiğini savunan toplumsal hak mücadeleleri olduğunu söyleyen Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Feminizm ve LGBTİ+ hareketi bazı insanların düşündüğü gibi ayrıcalık talepleri ya da radikal akımlar değildir. Kadınların ve LGBTİ’+ların hukuk önünde eşit haklara, fırsatlara ve ayrımcılığa karşı korunma güvencesine sahip olması gerektiğini savunan toplumsal hak mücadeleleridir. Peki neden bazı kişiler ve gruplar bunu bir tehdit olarak görüyor? Çünkü eşitlik talepleri, alışılmış güç ilişkilerini ve geleneksel toplumsal rolleri sorgular. Bazıları bu değişimi hak kaybı ya da düzenin bozulması olarak algılar. Oysa eşit hakların tanınması, başkalarının haklarını azaltmaz.”

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, eşitlik taleplerinin tarih boyunca toplumsal düzeni bozmakla suçlandığını hatırlattı; eşitlik talep etmenin tehdit değil, bir hak olduğunu söyledi:

“Tarih boyunca kadınlar boşanma hakkı istediklerinde, mirastan eşit pay talep ettiklerinde, eğitim ve çalışma hayatına katılmaya başladıklarında da benzer tepkilerle karşılaştılar. Eşitlik talepleri çoğu zaman toplumsal düzeni bozmakla suçlandı. Oysa değişen şey hakların varlığı değil, haklara erişimin daha adil hale gelmesiydi. Ve sonra... Merhaba Stonewall. 1969 yılında Stonewall’da başlayan direniş bize bugün hâlâ aynı şeyi hatırlatıyor: Eşitlik talep etmek bir tehdit değil, bir haktır. LGBTİ+lar kendilerine biçilen görünmezliği reddederek; kamusal alanda, çalışma hayatında, eğitimde, aile içinde ve toplumun her alanında eşit yurttaşlar olarak yaşamak istediklerini ilan ettiler.”

Onur Ayı’nı selamlayan Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi; eşitsizliğin, ayrımcılığın ve nefretin normalleştirilmesinin bir tehdit olduğunu söyleyerek açıklamasını sonlandırdı:

“Çünkü mesele ayrıcalık değil; herkes için eşit haklar, eşit özgürlükler ve eşit bir yaşam talebiydi. Feminizm ve LGBTİ+ hareketi; insan onurunun, hakların ve özgürlüklerin herkes için korunmasını amaçlar. Tehdit olan eşitlik değildir. Tehdit olan; eşitsizliğin, ayrımcılığın ve nefretin normalleştirilmesidir. Çünkü eşitlik yoksa adalet de yoktur. LGBTİ+lar vardır. LGBTİ+ kadınlar vardır. Onur Ayı kutlu olsun.”


Etiketler: insan hakları, kadın, yaşam, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam