13/09/2026 | Yazar: Kaos GL
Siyasetçiler, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve sivil toplum örgütleri, LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlerine yönelik “Ailem Güvende” operasyonuna tepki gösterdi. Açıklamalarda gözaltıların sonlandırılması çağrısı yapıldı.
Fotoğraf: Ali Dinç / csgorselarsiv.org
LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlerine yönelik “Ailem Güvende” operasyonuna tepkiler sürüyor. Siyasetçiler, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve sivil toplum örgütleri yaptıkları açıklamalarda gözaltılara tepki gösterirken, operasyonun “aileyi koruma” politikalarıyla LGBTİ+’ların yaşam ve örgütlenme haklarını hedef aldığını belirtti. Açıklamalarda gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
EMEP Milletvekili Sevda Karaca: Kendi yarattıkları yoksulluğun, şiddetin ve çürümenin üzerini LGBTİ’leri düşmanlaştırarak örtemezler. LGBTİ’lerin yaşam ve örgütlenme hakkını savunmak, bu ülkede herkesin haklarını ve özgürlüğünü savunmaktır. Sarayın hamaset ve nefret ajandasına, yalnızlaştırma ve yok etme politikasına müsaade etmeyeceğiz! Nefret siyasetine, baskıya ve örgütlenme hakkının gaspına karşı; yaşam hakkını, eşitliği, anayasal özgürlükleri ve örgütlenme hakkını yan yana, bir arada, korkmadan savunmaya devam edeceğiz. Gözaltılar bir an önce serbest bırakılsın. LGBTİ örgütlerinin ve basınının yakasından artık düşün!
Özgül Saki: Aileniz sizin olsun. Kimin nasıl yaşayacağına, kimin kiminle yan yana duracağına, kimin örgütleneceğine sizin düşmanca ahlak anlayışınız karar vermeyecek. LGBTİ+’ları düşmanlaştırmanızı, örgütlenme alanlarını kriminalize etmenizi ve bu politikaya itiraz edenleri gözaltına almanızı kabul etmiyoruz.
TİP LGBTİ+ Bürosu: Adalet Bakanlığı tarafından "Ailem Güvende" adı altında yürütülen bu operasyonlar, toplumun en güvencesiz ve en çok hedef alınan kesimleriyle dayanışma içinde olan kurumları baskı altına almayı amaçlamaktadır. İktidarın bir gecede LGBTI+ hak savunuculuğunu suç kategorisine sokma çabalarını ve bu keyfi kararları reddediyoruz. Şu açıkça bilinmelidir ki: Siz bu ülkeyi bu politikalarla yönettiğiniz sürece hiç kimse güvende değildir. Yasal haklarımızı, örgütlenme özgürlüğümüzü ve yan yana durma irademizi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Hakkında karar çıkarılan tüm dostlarımız, yol arkadaşlarımız ve hak savunucuları üzerindeki bu baskılar derhal son bulmalıdır!
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca: İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin’de LGBTİ+ derneklerine ve aktivistlerine karşı ‘Ailem Güvende’ operasyonu yapılması alelade bir operasyon değil. Faşizmin kurumsallaşmasında yeni bir eşik operasyonu. Zira faşist rejimin mayası kadın ve LGBTİ+ düşmanlığıyla damgalı.
DEM Parti Kadın Meclisi: LGBTİ+ derneklerini, hak savunucularını ve dijital yayın mecralarını hedef alan gözaltı, arama, el koyma ve erişim engelleme saldırılarını kabul etmiyoruz. “Ailem Güvende” isminin verildiği bu operasyon, adından da anlaşılacağı üzere toplumu tahakküm altına alma operasyonudur. Tekçi ve cinsiyetçi politikaların ısrarla sürdürüldüğünün açık bir kanıtıdır. Kadınlar her gün, “güvenli” denilen ailelerin içerisinde şiddete maruz bırakılmakta, katledilmektedir. Farklı cinsel kimlikler bu ülkenin, ailelerin ya da toplumun güvenlik sorunu değildir. Asıl güvenlik sorunu; kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarını tehdit eden şiddet, cezasızlık ve ayrımcılıktır. Hak savunucularını susturarak, nefret suçlarını körükleyerek, yayınları engelleyerek ve örgütlenme özgürlüğünü hedef alarak toplumu güvende tutamazsınız.
Anayasa Hukuku Profesörü Şule Özsoy Boyunsuz: Baskı, doğuştan gelen bir yönelimi ortadan kaldırmıyor. Bu durum özenerek olmuyor, yaratılışları böyle. Zulüm ve baskı aileyi korumuyor. Faşizm koyu bir gece gibi insan hak ve özgürlüklerinin üstüne çöküyor.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi avukat Yelda Koçak: Var olmak da varoluşun haklarını savunmak da suç değildir. Daha da açık ve basit söyleyeyim: İnsan haklarından yanayım. LGBTİ+ hakları insan haklarıdır.
Gazeteci Özlem Akarsu Çelik: Bu nasıl bir nefret! Önce LGBTİ+ örgütlerin ve aktivistlerin sosyal medya hesapları engellendi ardından da polis operasyonu… KAOS GL yöneticisi, emekçisi tüm dostların mücadelesinin tanığıyız. Onları bu baskılarla korkutamazsınız, varoluşu yasaklayamazsınız! LGBTİ+ hakları, insan haklarıdır…
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi: LGBTİ+ derneklerinin yönetim ve denetim kurullarında görev yapan üyeler ev baskınlarıyla gözaltına alındı. Dernek ofisleri basılıyor. Nefreti körükleyen, ahlakçı, aileci politikalarla örgütlenme özgürlüğünü gasp eden saldırıların karşısında, LGBTİ+’ların yanındayız!
"Varoluşa bir darbe vurulmak isteniyor"
Avukat ve insan hakları savunucusu Eren Keskin: 12 Eylül’ün yıldönümünde hem de! Varoluşa bir darbe vurulmak isteniyor. Varoluş engellenemez. Türkiye devleti imzaladığı uluslararası sözleşmelere açık aykırı davranıyor.
HDK Kadın Meclisleri: Varoluş mücadelesi, eşit yurttaşlık ve demokratik toplum mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mücadeleyi baskı, yasak ve gözaltılarla geriletmeye çalışanların karşısında hakları ve özgürlükleri birlikte savunmaya devam edeceğiz.
UMUT-SEN: LGBTİ+'ların varlığını müstehcen ilan ederek çocukları ve aileleri koruma iddiasıyla gerçekleştirilen bu saldırıların en başta LGBTİ+ çocukları ve aileleri görünmez kılmaya çalıştığını ve bu ölçüde kadınlara ve LGBTİ+'lara yönelik şiddetin norm olduğu bir aile formasyonunu dayattığını görüyoruz. LGBTİ+'ların sosyalleşme alanlarına, mücadele alanlarına ve nihai olarak varoluşlarına yapılan bu saldırıyı kınıyoruz. Gözaltıların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.
ESP: Devlet, “aile” adı altında kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarını, bedenlerini ve özgürlüklerini denetlemek istiyor. Kaos GL şahsında gerçekleştirilen saldırının hedefinde yalnızca bir dernek değil, LGBTİ+’ların varlığı, hakları ve özgürlükleri vardır. Bu saldırıya sessiz kalmayacak, şef tipi aileye karşı eşit ve özgür yaşamı savunacağız. Gözaltılar derhal serbest bırakılsın! Kaos GL yalnız değildir! LGBTİ+’lar yalnız değildir!
İHD Ankara Şubesi: LGBTİ+’ların varoluşunu, sözünü ve mücadelesini hedef alan bu tür uygulamalar; yalnızca ilgili derneği değil, demokratik toplum düzenini ve temel hakları tehdit etmektedir. İnsan hakları savunuculuğu suç değildir. Sivil toplum örgütleri üzerinde kurulan baskılar, hukukun araçsallaştırıldığını ve hak temelli alanın daraltılmak istendiğini göstermektedir. Ulusal ve uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle güvence altına alınmış olan örgütlenme ve ifade özgürlüğü herkes için geçerlidir. LGBTİ+’ların hakları, insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır ve bu haklar hiçbir gerekçeyle hedef gösterilemez.
SGDF: Kaos GL’nin yanındayız! Kaos GL derneği basıldı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Erkek egemen heteroseksist sistem, LGBTİ+’ların varlığına ve örgütlülüğüne saldırıyor. Bu saldırı hepimizedir. Onurumuz nefretten de saldırılarınızdan da büyüktür. Gözaltılar serbest bırakılsın.
Özgür Genç Kadın: Kadınları, çocukları, LGBTİ+ları katleden, failleri koruyup aklayan politikalarınızı 'kutsal aile' söylemi ile gizleyemezsiniz. 'Müstehcenlik' diyerek, 'aileyi koruyoruz' diyerek LGBTİ+ların varlığını kriminalize etmenize izin vermeyeceğiz.
Trans Pride İstanbul: Hedef alınan yalnızca mekanlarımız ya da derneklerimiz değil; LGBTİ+’ların örgütlenme, dayanışma ve bir arada yaşama iradesidir. Bizi görünmez kılmaya, örgütlülüğümüzü dağıtmaya, mekanlarımızı kapatmaya, dayanışmamızı kriminalize etmeye çalışıyorlar. LGBTİ+’ların bir araya gelmesini “müstehcenlik”, örgütlenmesini “suç”, varoluşunu ise “ahlaksızlık” olarak yaftalıyorlar. Hadi oradan.
Diyarbakır Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu: 12 Eylül darbesinin yıldönümünde İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli olmak üzere 15 ilde “Ailem Güvende” adı altında yürütülen ve sivil toplum örgütlerini, hak savunucularını ve doğrudan LGBTİ+’ları hedef alan operasyonlar, hukuk devleti ilkesinin hedef alınmasıdır.
Güncelleniyor...
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
